Bu gadget'ta bir hata oluştu

7 Nisan 2011 Perşembe

THE FIGHTER (DÖVÜŞÇÜ)

Boksla ilgili arka arkaya iki film denk geldi,sadece tesadüf.Yoksa Ali filminde de dediğim gibi pek haz etmem boks sporundan.
Bu senenin çok konuşulan filmlerinden biri Fighter'ı anlatıyorum.2010 yapımı olan bu film en iyi film,en iyi kurgu,en iyi orjinal senaryo,en iyi yardımcı kadın oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olmuştu akademi ödüllerinde,namı değer oskarda.En iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü Melissa Leo ile ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü de Christian Bale ile aldı film.
Aslına bakılırsa Christian Bale bekleniyordu ancak yardımcı kadın rolundeki ödülü Black Swan'daki Amy Adams'a gitmesini bekliyordum.Çok kişi de öyle bekliyordu.Ancak bu beklentinin nedeninin çoğu erkeklerden oluşan bu güruhun hanımefendinin güzelliğine kapılmış olmasından kaynaklandığı kuvvetli bir ihtimal gibi geliyor bana.Güzel çünkü.Yapcak bişey yok.
Gelelim Christian Bale'e.Adam yine çılgınlar gibi kilo vermiş,incecik olmuş.Daha önce makinist filminde 30 kiloya falan inmişti sanırım.İnsanın yüzünü buruşturan bir görünüme sahipti o dönem o yüzden burdaki hali beni o kadar şaşıtmadı.


İşte bu halde filmde.Kendisini bildiğimiz haline göre yine aşırı zayıf tabi.Yani adamın sağlıktan yana bir derdi yok herhalde.İnsan bu kadar kilo verip,sonra Batman için yine kaslanıp sonra yeniden çöp gibi kalırsa o vücüt isyan etmez ne yapar.Ancak yaptığı fedakarlık takdire şayan ayrı konu.Kendisi çok beğendim oyunculardandır.Ayrıca bu filmdeki performansı da bana ödül verin,ben iyi oyucuyum diye bağırıyor.Ancak biraz fazla bağırıyor.Ama netice itibarı ile başarılı.Neyse filme geçelim artık.
Film gerçek bir hikayeden uyarlanmış ve bunu ne kadar sevdiğimi daha önce söylemiştim sanırım.Hele bir de film biterken hikayedeki gerçek karekterleri şöyle bir gösterip,şu anda ne yaptıklarını yazmıyorlar mı...Evet gerçek bir hikaye ve sonradan gördüğümüz üzre tiplerini de olabildiğince benzetmeye çalışmışlar.En azından saçları falan benziyor işte.
Bu fotoraf filmin temasıdır özetle.Micky(Mark Wahlberg,solda,polis olan değil tabi ki)hayatını boks ile kazanan cabbar ceval bir delikanlıdır.Dicky ise(Christian Bale,sağda) eski bir boksördür.Kendisi Micky'nin abisi ve antranörüdür.Zamanında başarılı bir boksörmüş ancak başı uyuşturucu ile dertte.Aynı zamanda kendisi yaşadığı çevrede tanınan ve sevilen bir kişidir,bütün itliklerine ve dengesizliklerine rağmen.

Efendim bu da,Micky ve Dicky kardeşlerin yaşadığı ortam.Bunlardan beş altı tane daha var.Diğer kardeşleri,üvey kardeşleri,kuzenleri falan, bi de anneleri var ki çıyanın en önde bayrak tutanı.Hepsi lanet kadınlar olan bu topluluk beraber yaşıyor koloni gibi ve film boyunca kendilerinden nefret ettirtiyorlar. Çıkarcı,iki yüzlü,çirkef ve nalet hepsi.Pardon biraz kontolü kaybettim.Ancak gerçekten insanın bütün insan sevgisini alıp götürüyorlar.Bu bakımdan başarılı oyunculuklardan bahsedebiliriz.Ayrıca burda görünen orta sınıf amerikan ailesinin,fazlaca bir kesim gencimizin,kendilerine sadece iyi yanı,bir de süslenerek, gösterilmesinden kaynaklanan Amerikan hayranlığını da bir nebze olsun sarsmasını beklerim.Düz kafalı ve cahil olup buna rağmen insana yukardan bakabilecek kadar da cüretkar bir yapıları var.Tabi ki iyi,dürüst ve çalışkan olan amerikan insanını da tenzih ederim.Hepsi öyle diye bir sonuç çıkarılması lütfen.Hikayeye geçeyim artık.
Micky boksördür,abisi Dicky antranörüdür ve anneleri de menejeridir.Sonuç olarak bütün aile Micky'nin sırtından geçinmekte,hatta onu sömürmektedir.Micky de garibim,hiç şikayet etmez,başını eğer işini yapar,bi kamyon dayak yer yeri geldiğinde de gık demez.

Sonra Micky bu kızla tanışır ve kız buna verir ayarı,kullandırtma kendini,senin de hakların var,abin zaten ayyaş doğru düzgün yapmıyo işini, annen ve diğerleri desen alayı kan emici gel sen beni dinle,falan filan diye veriyo bi güzel buna ayarı.Kendisi de sütten çıkma ak kaşık değil tabi.Neyse tabi çarşı karışıyo ondan sonra.Aile içi tartışmalar,başarısız maçlar falan....hikaye gelişiyor.Gerisini anlatmıyım,zaten gerekenden fazla anlattım.Burda Micky'nin başta yaşama karşı kayıtsız tavrı çok ilginç.Kazanmak ve kaybetmek aslında çok da bişi ifade etmiyor ona.Çünkü bir bataklıkta yaşıyor.Öncelikle yapması gereken şeyin ordan çıkmak olduğunu anlaması gerekiyor...
Film güzel.Kuvvetli duygular var.Anlatım dili de gayet yalın ve akıcı.Bu sporu sevmeyen kişiler için de iyi bir yanı var,ayrıntılarla fazla sıkmıyor.Ancak boksun yapısı gereği çoşturucu bir yanı var,Rocky örneğinde olduğu gibi,nispeten az kullanılmış ama biraz daha olsaymış da göze batmazmış.Son olarak filmin adının dövüşçü olması sadece ringdeki mücadelesini değil,aynı zamanda yaşamdaki birey olabilme mücadelesini,topluma karşı mücadelesini de simgeliyor.Öyle de bi kelime oyunu yapmışlar.Hoş olmuş işte.
Sonuç: Tavsiye ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder